istos kitapları, istos kazancakis, tanıklıklar, historika, politika historika, fahişe çika, kazancakis, thomas korovinis, çileci, istos kitap
Anlatılan Şehrin Hikâyesidir!
 
 
 
 

Cumhuriyet Dergi // Nostalji değil, bugünü yaşıyoruz

lb18
19 Ağustos 2012  |  Kaynak: Cumhuriyet Dergi  |  http://www.kulturmafyasi.…

Nostalji değil, bugünü yaşıyoruz

Kökleri Osmanlı dönemine uzanan Rum yayıncılık geleneği yeniden canlanıyor. Bir süre önce üç kitapla yayın hayatına merhaba diyen istos, bir yandan da demografik erozyon sonucu atalete süreklenmiş Rum kültürel hayatını canlandırmayı ve İstanbul Rum topluluğunun sesini kamuoyuna aktarmayı hedefliyor.

İstos yayınevi, kökleri Osmanlı dönemine kadar uzanan, ancak 1960’lardaki faşizan saldırılar nedeniyle kapanmak zorunda kalan Rumca yayıncılığı yeniden diriltmeyi amaçlıyor. Üstelik öyle, “Rumları geçmiş güzel günlerin sevimli bir yadigârı olarak gören” ya da “pasif bir nesne” konumuna koyan bir yaklaşımla değil. Bin yıllardır burada yaşamış ve hâlâ yaşayan bir milletin, bir kültürün sesini “diğer”lerine duyurabilmek için. Yayıncılığın da tekelleştiği bir dönemde, bunu yapabilmek kolay değil, farkındalar. Yayınevinin ismini “istos” yani “ağ” olarak seçmeleri bundan, çünkü bu amaçlara ancak kolektif bir çabayla ulaşılabilir. O, ağa sahip çıkmaya ne dersiniz? istos yayın ekibiyle konuştuk.

- Türkiye’de Rumca yayıncılığın nasıl bir geçmişi var, bu geçmişin kırılma noktası nedir?

- İstanbul’daki son Rum yayınevleri 1960’lı yıllardaki olumsuz koşullar içerisinde kapanmak durumunda kalmıştı. Bugün yayımlanan iki Rumca gazete var. Ancak geçmişteki yayın canlılığına kıyasla çok kısır bir üretim söz konusu. İstanbul Rum toplumu, 6-7 Eylül olayları, 1964 sürgünü ve Kıbrıs’ta gerginliğin arttığı 1970’li yıllarda ciddi bir demografik kırılma yaşadı. Önemli bir nüfusun ülkeyi terk etmek zorunda bırakıldığı bu yıllarda Rumların kültürel ve sosyal hayatı da akamete uğradı. Kökleri Osmanlı dönemine uzanan Rum yayıncılık ve matbaacılık geleneği de.

- istos’un kuruluş hikâyesi nedir?

- istos yayın bu yayıncılık geleneğini canlandırmayı, Türkiye’de daha çoğulcu ve demokratik bir yayıncılık hayatının oluşmasına mütevazı bir katkı sunmayı amaçlıyor. Bir başka gayemiz de demografik erozyon sonucunda atalete sürüklenmiş Rum kültürel hayatını bir nebze de olsa canlandırmak, İstanbul Rum topluluğunun sesini kamuoyuna aktarmak. Her azınlık topluluğu maruz kaldığı milliyetçi politikalar neticesinde içe kapanır. Üzerinde çokça kelam edilen, ancak maalesef çoğu zaman pasif bir “nesne” konumunda olan bu toplumun sesini daha özgür ve eşit bir ülke arayışındaki seslere katmak arzusundayız.

- Neden istos adını seçtiniz?

- istos, “ağ” demek. istos yayın sıradan bir ticari yayınevi değil. Elbette ve mecburen ticari boyutu var. Ancak hepimiz bir tür kamusal sorumluluk, hatta vazife bilinciyle hareket ediyoruz. Elli yıl kesintiye uğramış bir geleneği canlandırmak, onu bugünün koşullarına uyarlamak kolay değil. Üstelik yayın dünyasının giderek tekelleştiği, “ticari” yönünün iyice baskın hale geldiği, düşünceyi ifade etme özgürlüklerine getirilen sistematik kısıtlamaların arttığı düşünüldüğünde… Dolayısıyla bugün yayınevinin çekirdeğinde bulunan insan sayısının çok ötesinde bir dinamiği seferber etmemiz elzem. “Ağ” kelimesini tercih etmemizin nedeni, işte bu kolektif çabayı, bu girişimin ancak sürekli olarak genişleyen bir insanlar ağının, dayanışmasının eseri olabileceğini vurgulamak.

- Aslında çok önce hayata geçirilmesi gereken bir proje değil miydi bu, neden geç kalındı?

- Murad ettiğimiz “ağ”ı oluşturabileceğimiz koşullar ancak oluştu diyelim. istos her şeyden önce bağımsız bir girişim, kadrosunu ve devamlılığını sağlayacak insanların yan yana gelmesi de birtakım esinlendiricilerin etkisiyle olabildi. Bunlar arasında özellikle 2006’daki İstanbul Buluşması konferansını -ki İstanbul Rumları: Bugün ve Yarın kitabımız bu konferansın tebliğlerinden oluşmaktadır- Hrant Dink’in ve yeni Ermeni yayıncılığının açtığı öncü yolu sayabiliriz.

- Kuruluş amaçlarınızdan birini “nostaljiyle yetinmemek, nostaljiyi halihazırda devam eden pratikle ikame etmek” diye açıklıyorsunuz. Mesela?

Rumlar İstanbul’a şehir anlamına gelen “Poli” derler. “Politis” tabiri ise hem yurttaş hem de şehirli anlamına gelir. Bu çoğul anlamlardan istifade ederek İstanbullu Rumların çoğul seslerinin hem “şehrin” hem de ülkenin hikâyesinin, yurttaşlar toplumunun bir parçası olduğunu hatırlatmak istiyoruz. Geçmiş güzel günleri yad etmeye dönük nostaljik bir girişim değil istos. Azınlıkların ve elbette Rum topluluğunu “nostaljikleştiren”, “miraslaştıran” söylemin, Rumları geçmiş güzel günlerin sevimli bir yadigârı olarak gören yaklaşımın karşısındayız. Rumların, maruz bırakıldıkları demografik erozyona, bütün sorun ve sıkıntılara rağmen, bu ülkenin canlı bir parçası olduğunu vurguluyoruz. Dolayısıyla da büyük bir kültürel geleneğin taşıyıcısı olmuş bu topluluğun ülkenin kültür hayatına bugün de katkı sunabileceği, sunması gerektiğine inanıyoruz.

- İlk olarak neden Nikos Kazancakis’ten Çileci, Thomas Korovinis’ten Fahişe Çika ve İstanbul Rumları Bugün ve Yarın’ını yayınlamayı seçtiniz?

- Çok boyutlu bir yayın politikasını hayata geçirebilmeyi umuyoruz. Fahişe Çika, Tanıklıklar dizimizden, bu diziyle bu topraklarda varolmuş bir arada yaşama geleneğini anımsatmak arzusundayız. Bu hususta devlet katına ya da geçmişin kozmopolit bir elitine yoğunlaşmaktansa esas itibarıyla aşağıdakilerin, sıradan insanların seslerine kulak vermeyi hedefliyoruz. İstanbul Rumları, Politika-Historika dizimizden; şehrin tarihi/şehrin siyaseti üzerine akademik, yarı-akademik metinler, araştırma ve incelemeler bu dizimizde yer alacak. Çileci’nin yer aldığı Elenika dizimizdeyse Yunan yazınının önemli eserlerini Türkiyeli okura birinci elden tanıtmak gibi bir gayemiz var. “Birinci el” derken; Türkiye’de Yunanca eserlerin çoğu maalesef ancak bir aracı dil vasıtasıyla yayımlanabiliyor. Yani bir Yunanca eser İngilizce, Fransızca baskıları vasıtasıyla çevriliyor. İki dil arasında ortak yaşanmışlığın kurduğu köprüleri, yani bu bir aradalığın yarattığı paralellikleri düşünecek olursak, “aracı dilleri” ortadan kaldırmak çevirilerin niteliğinde ciddi bir farklılaşma anlamına gelecek diye düşünüyoruz. Türkçe olduğu kadar Yunanca ve hem Türkçe hem de Yunanca yayınlarla geniş ve farklı bir okur kamuoyuyla buluşmak istiyoruz.

- Sırada neler var?

- Herkül Millas’ın Türkçe-Yunanca Ortak Kelimeler, Deyimler, Atasözleri Sözlüğü ve 50 yılı aşkın bir süre sonra İstanbullu bir Rum tarafından Yunanca yazılmış ve İstanbul’da Yunanca yayımlanacak ilk roman, Hristos Anagnostopulos’un Anavoles ke Katifori’si (Sürüncemeler-Yokuş Aşağı Gözü Kapalı) ay sonunda raflarda olacak. Yayın programımızı www.istospoli.com’dan takip edebilirsiniz. (Cumhuriyet Dergi, 19.08.2012)

Esra Açıkgöz

© Copyright 2012, istos yayıncılık
istos yayıncılık  Mumhane Cad. No: 39 Aziz Andrea Manastırı Hanı Kat 5 Karaköy/İstanbul
Tel: +90 212 243 41 61 Faks: +90 212 292 79 75 E-posta: info@istospoli.com




yükleniyor