istos yayınevi, elenika, historika, kazancakis, thomas korovinis, rum, patrik bartholomeos, istos kitap, istanbul mutfağı, ayvali
Anlatılan Şehrin Hikâyesidir!
 
 
 
 

Radikal Kitap // Eski İstanbul'un trajik figürleri

lb7
06 Temmuz 2012  |  Kaynak: Radikal Kitap |  http://www.radikal.com.tr…

Çika ya da gerçek adıyla Eftalya, Birinci Dünya Savaşı'nda ailesini kaybeder, bir Müslüman kadın aracılığıyla İstanbul'a gelir ve on iki yaşlarında Galata genelevlerinde çalışmaya başlar...

AYŞE OZİL

Thomas Korovinis’i ilk defa geçen yıl Beyoğlu ’nda bir Türk-Yunan rebetiko topluluğu olan Tatavla Keyfi’nin konserinde konuk solist olarak dinledim. O akşam İstanbul , İzmir , Atina ve Pire’nin alt sınıflarının şarkılarını söyleyen bu çok yönlü insan, yıllar önce Selanik’ten İstanbul ’a gelip Zapyon ve Merkez Rum liselerinde edebiyat öğretmenliği yapmış ve burada yaşadığı yıllarda bir de kitap yazmıştı. Yunanistan ’da 1998’de yayımlanan ve şimdi Türkçeye çevrilen bu ‘Fahişe Çika’, Korovinis’in 1989’da İstanbul ’dayken tanıdığı bir Osmanlı Rum’unun yaşamöyküsü; yazarın kendi deyişiyle eski İstanbul ’un “son trajik figür”lerine ait bir “halk hikâyesi”. Kitap, önce Osmanlı’nın son yılları, sonra işgal dönemi ve ardından cumhuriyet tarihi arka planında bir Anadolu kızının İstanbul ’un alt sınıfları arasındaki öyküsünü anlatıyor. 1900’lerın başlarında Giresun ’da doğan Çika ya da gerçek adıyla Eftalya, Birinci Dünya Savaşı’nda ailesini kaybediyor, bir Müslüman kadın aracılığıyla İstanbul ’a geliyor ve on iki yaşlarında Galata genelevlerinde çalışmaya başlıyor. Korovinis, Çika’nın yaşamını kendi ağzından aktarıyor... İstanbul ve Anadolu nüfusunun kadim bileşenlerinden olan Rumlar hakkında, son zamanlarda yapılan çeşitli yayınlara ve etkinliklere rağmen, halen çok az şey biliniyor, bilinenler de genellikle bir azınlık nostaljisinin ötesine geçemiyor. Bugün Türkiye ’nin geniş genç kesimleri için Rum sözcüğünün ne anlam ifade ettiği ya da bir anlam ifade edip etmediği belirsiz. Özellikle 1960’lardan sonra yaşanan siyasi gelişmelerle günümüzde nüfusları 3000’lere kadar gerileyen Rumlar, belki pek çokları için sadece tarihsel bir anı, ama bugün Rumeli Han’da çalan Tatavla Keyfi ya da halen Suriye Han’da yayımlanan Rum gazetesi için bir gerçek. Ayrıca yakın zamanlara kadar bu şehirde Çika gibi Mübadele öncesinde Anadolu ’da doğmuş Rumlar da yaşıyordu ve bugün hala İstanbul için büyük bir çekim merkezi olan Beyoğlu ’nun inşasında Rumların büyük payı var. Çiçek Pasajı’nı 1870’lerde bir apartman-dükkan-iş yeri kompleksi olarak Rum banker Zoğrafos yaptırmıştı. Jön Türk döneminde bugünkü adıyla İstiklal Caddesi ’nde yapılan ve Osmanlı eyaletlerinin isimlerini taşıyan Rumeli, Suriye ve Afrika Hanlarının mimarları da Rumdu; bu binaların girişlerinde bugün hala Osmanlıca ve Yunanca adlarını görmek mümkün.

Tatavla semti Çok daha az bilinen bir diğer gerçek de Rum dünyasının sadece Zoğrafos gibi hanlar yaptıran varlıklı kişilerden oluşuyor olmaması. Galata’da Rum tüccarların yanı sıra Çika da çalışıyor. İstiklal Caddesi ’nin hemen paralelindeki Tarlabaşı’nda, caddeye hakim sınıflara göre çok daha mütevazi Rumlar yaşıyor; alt sınıflar ise adı sonradan Kurtuluş’a çevrilen ve aslen Yunanca ahır anlamına gelen Tatavla semtinde oturuyorlar. Fahişe Çika’nın bize anlattığı gibi Rumlar yekpare bir bütün değil. İstanbul ’da çok farklı kesimlerden ve sosyal sınıflardan Rum var, hatta Cumhuriyet’in ilk dönemlerine kadar Rum nüfusunun hatırısayılır bir kısmının anadili Yunanca değil, ya Türkçe ya da eski Osmanlı topraklarında konuşulan pek çok başka dilden biriydi. Ayrıca Yunanca, çeşitli Rum halkları arasında çok farklı şekillerde konuşuluyordu ve yer yer komşu dillerden öğeler içeren karışım bir dile dönüşüyordu. Çika’nın kendisi de Pontus Rumcası ve Türkçe ile karışık bir Yunanca konuşuyor. Fakat Rum tarihine ait bu tarihsel olgulara tamamıyla ters düşen bir kültürel ve sınıfsal tektipleştirme ve ötekileştirme var. Rumlar İstanbul ’un tarihsel hafızasında ‘tüccar Rum’, ‘fahişe Rum’ (olumsuz çağrışımlar) ya da ‘Taksim’e kravatsız çıkmayan Rum’ (nostaljik elitist çağrışımlar) olarak klişeleştiriliyorlar. İstanbul ’un ticaret hayatındaki görünürlüklerine bakıp bütün Rumların tüccarlık yaptığı sanılıyor ya da genelevlerdeki görünürlüklerine bakıp hatta buna bakmadan bile sadece ahlaki yargılarla fahişelerin hepsi Rumdur denilebiliyor, ‘kötü’ meslekler, kendi içinde hiç de yekpare bir bütün olmayan bir grup insanla özdeşleştiriliyor. Bu kitabın önemi, bir fahişenin dünyasını bütün detaylarıyla anlatarak bu tür klişelerin ötesine geçmek için bir yol açması. Söz konusu klişelerden bazılarını, aynı toplumun bir parçası olan Çika da yer yer tekrarlıyor, ama bu klişeleri verdiği başka bilgiler ile karşılaştırınca ve anlattıklarına bir bütün olarak bakınca çok daha farklı bir tablo ortaya çıkıyor. Çika’nın hayatında, kişiliğinde ve dünyasında pek çok farklı şey bir arada, tıpkı Rumlarda olduğu gibi. Çika gibi sözlü tanıklıklar Türkiye ’nin Rum tarihini anlamak isteyenler için eşsiz bir kaynak. Bu tarihi Osmanlı, Türk, Rum, Yunan ve Avrupa devletlerine ait arşiv kayıtlarından takip edebiliyoruz ama doğrudan insanlara ait bir sese, özellikle de alt sınıflara ulaşmak çok zor; Korovinis de bu küçük insanın mütevazi sesini aynı mütevazi şekliyle aktarmış. Bu tür seslerin ne dediğine bakarak ve bu bilgileri diğer kaynaklar ile karşılaştırarak Türkiye tarihinin ayrılmaz bir bileşeni olan Rum tarihi hakkında çok daha bütünlüklü ve gerçekçi bir tabloya ulaşmak mümkün. Hatta bu tarihi Rum tarihi olarak belirlemek ve ayrıştırmak yerine İstanbul ’un ve Türkiye ’nin bir bütün olarak geçmişini ve bugününü oluşturan çok çeşitli öğelerden biri olarak görmek daha anlamlı. Tıpkı bu kitabı yazan, çeviren ve yayımlayanlar ve de Çika’nın kendisi gibi tektipleştirme kabul etmeyen bir gerçeklik bu.

Yunanca harfli Türkçe kitaplar 2011 yılında kurulan İstos Yayın’ın ilk üç kitabı geçen günlerde yayımlandı: ‘Fahişe Çika’nın yanı sıra Nikos Kazancakis’in ‘Çileci’ adlı eseri ve 2006 yılında yapılan İstanbul Rum Konferansı’nın Bildirileri: ‘ İstanbul Rumları, Bugün ve Yarın’. İstos hem çok yeni hem de çok eski bir yayınevi. Türkiye ’deki Yunanca yayın geleneği Osmanlı İmparatorluğu döneminde 17. yüzyılda açılan Patrikhane matbaasına kadar geri gidiyor. Daha sonraki dönemlerde özellikle de 19. yüzyılda Patrikhane dışında pek çok Rum matbaası kuruluyor ve bunlar edebiyattan tarihe, günlük gazetelerden sözlüklere, kanunnamelerden idari metinlere çok çeşitli konularda yayın yapıyorlar. Rum dünyasındaki çeşitliliği bu matbaalarda da görmek mümkün. En bilinen yayıncılardan Evangelinos Misailidis 19. yüzyılın ortalarında kurduğu matbaasında Yunanca harfli Türkçe kitaplar yayımlıyor ve hem Anadolu ’nun hem de İstanbul ’un Samatya, Yenikapı gibi göçmen mahallelerinin anadili Türkçe olan halklarına sesleniyor. Yakın zamana kadar devam eden bu yayın serüveni 1960’lardan sonra siyasi nedenlerle ve Rum nüfusunun azalmasına bağlı olarak sekteye uğruyor. Bu geleneği yeniden ama farklı şekillerde canlandırmak isteyen İstos bugün sadece Rumlara hitap etmiyor, kendisinden önceki yayınevlerinin hitap ettiği Rum nüfusunun tarihini, dilini ve edebiyatını bugünün Türkiyesine tanıtmayı amaçlıyor. Ayrıca sadece Rum dili, kültürü ve tarihi değil, çok daha geniş bir biçimde İstanbul ve Türkiye ile ilgili kitaplar yayımlamayı da hedefliyor. İstanbul ’un kent tarihi ile ilgilenenler için, ‘Fahişe Çika’da da çeşitli izler yakalamak mümkün: Çika Galata’da çalışıyor, Balat’da kiliseye, Beyoğlu ’nda sinemaya gidiyor, Feriköy’de arkadaşı, Kadıköy’de sevgilisi var, yaşlılığından ise Samatya’ya yerleşiyor. Kitabın bir diğer ilgi çekici kısmı da dönemin tanınmış kişilikleriyle ilgili Çika’nın gözünden verilen bilgiler. Kitapta Topal Osman’dan Deniz Kızı Eftalya’ya, Safiye Ayla’dan Hacı Bekir’e çok çeşitli kişilerden söz ediliyor. Mustafa Kemal öldüğünde de genelevler üç gün kapanıyor, Çika patroniçesinden izin isteyip yas tutan insanların arasına karışıyor.

© Copyright 2012, istos yayıncılık
istos yayıncılık  Mumhane Cad. No: 39 Aziz Andrea Manastırı Hanı Kat 5 Karaköy/İstanbul
Tel: +90 212 243 41 61 Faks: +90 212 292 79 75 E-posta: info@istospoli.com




yükleniyor